Ortaçağ'dan Bir Kent: Rothenburg Ob Der Tauber

Türkçesi, “Tauber nehrine bakan kırmızı kale” anlamındaki Rothenburg ob der Tauber sadece Almanya’nın değil Avrupa’nın en masalsı kentlerinden biri. Rothenburg surlarından içeriye girdiğiniz andan itibaren şahit olacağınız masalsı mimari sizi kendisine hayran bıraktıracak güzellikte. Rothenburg ob der Tauber, büyük üne sahip olsa da kendisi oldukça küçük bir şehir. Belki de hiçbir yerde Orta Çağ burada olduğu kadar çok korunmamıştır. Zaman sanki durmuştur.

Otuz Yıl Savaşları’nın sürdüğü 1631 yılında Katolik General Tilly 50.000 askeri ile şehri kolayca ele geçirmiş. Rivayete göre General Tilly, askerleri ile şehri ele geçirdiğinde, meclis üyeleri kendisine çok büyük bir kapta şarap sunmuşlar. Şehri yakıp kül etmek isteyen Tilly, bu şarabı bir kişinin tek nefeste içmesi durumunda şehre bir zarar vermeyeceğini söylemiş. Belediye başkanı Georg Nusch öne çıkmış ve kalan tüm şarabı tek nefeste içmiş. Bu sayede General Tilly şehri yakmaktan vazgeçmiş.

Rothenburg

Bu hikâyeden etkilenen şair Adam Hörber, 1881 yılında bir tiyatro oyunu yazıyor ve günümüzde dahi Meistertrunk (ustaca içim veya usta içici) yıl içinde çeşitli günlerde sahneleniyor.

Şehir, uzun yıllar gelişemeden kalmış. 1803 yılında, Bavyera’ya bağlanmış ve Avrupa’yı etkileyen romantik akım sanatçıları 1880 yılında Rothenburg’u yeniden keşfedip, turizmin buraya gelmesini sağlamışlar.

II. Dünya Savaşı sırasında 31 Mart 1945’te Amerikan ordusu buraya saldırıp çeşitli tahribatlar verirken, şehrin güzelliğini ve tarihsel önemini bilen Amerikan ordusunda görevli John McCloy ağır toplar kullanılmamasını emretmiş. Aynı zamanda Hitler’in “sonuna kadar savaşın” emrini reddedip düşmana ateş açmayan komutanı sayesinde şehir ağır bir saldırıdan kurtulmuş. 1948 yılında John McCloy’a, Rothenburg şehrinin koruyucusu unvanı verilmiş.

Rothenburg ob der Tauber, 11.000 kişilik nüfusu ile küçük bir yer; ama Almanya’nın Würzburg kentinden başlayıp Füssen’de biten “romantik yol”un en güzel durağı olduğundan her mevsim turist görmek mümkün. Şehirde Harry Potter – Ölüm Yadigarları da olmak üzere çeşitli filmler çekilmiş.

Rothenburg-Almanya-bavyera

Rothenburg’a nasıl gidilir

Almanya’da birden fazla Rothenburg olduğundan, buraya bilet alırken Rothenburg ob der Tauber diye belirtmelisiniz. Burası Bavyera eyaletinde, Nürnberg’e 110 km. ve Frankfurt’a 180 km. uzaklıkta bulunuyor.

Tek geliş bileti için 20 € vermektense Almanya’nın, bizim çok kullandığımız, gezginlere hitap eden günlük tren biletlerini tercih edebilirsiniz. Bölgesel biletler (Lander tickets) veya “mutlu hafta sonu” bileti (schönes wochenende tickets) ile gün içerisinde sınırsız sayıda trene (S-Bahn, RE ve IRE trenlerine) hem de 5 kişiye kadar binebiliyorsunuz. Fiyatlar bölgeden bölgeye ve kişi sayısına bağlı olmak üzere 26-42 € arasında değişiyor. Bu bilet sayesinde de Rothenburg’a ulaşmak mümkün.

Rothenburg, ana tren güzergâhında olmamasına rağmen, Nürnberg ve Münih’ten 1 (genellikle Hof şehrinden), Frankfurt’tan 2 aktarma ile ulaşılabilir. Tren ve aktarma sevmem diyenler, ortalama 45 €’ya günübirlik tur alabilirler.

Rothenburg-Almanya

Rothenburg gezilecek yerler

Tren istasyonunda indikten sonra surların içine, 10 dakikalık yürüyüş yaparak ulaşmak mümkün. Surlardan içeri girince de masal başlıyor zaten. Olduğu gibi korunmuş olan Ortaçağ şehir kapılarından geçebilir veya görkemli kiliselerini ziyaret edebilirsiniz. Rothenburg ob der Tauber’de görmek isteyeceğiniz çok fazla yer var.

Meydan (MarktPlatz): Belediye binasının ve St. Gerorges çeşmesinin olduğu şehrin merkezi.

Belediye Binası (Rathaus): 2 € ödeyerek ve 220 merdiven çıkılarak tepesinde güzel manzara fotoğrafları çekebileceğiniz, Rönesans zamanı tamamlanmış, şehrin en yüksek yeri.

Suç Müzesi (Kriminalmusem): Ortaçağdan kalan çeşitli işkence aletlerini görebileceğiniz müzeye giriş ücreti 4€.

St. Jacob Kilisesi (St. Jakobskirche): Klosstergasse üzerinde bulunan, Würzburg’lu ünlü heykeltraş Tilman Riemenschneider’ın şaheserini görebileceğiniz kilise.

Oyuncak Müzesi: 4 €’ya girilebilen Almanya’nın en büyük özel oyuncak müzesi Hofbronnengasse üzerinde.

Plönlein: Almanya’nın en çok fotoğrafı çekilen yerlerinden biri olan Plönlein’da doğru açıyı yakaladığınızda sol tarafta Siebers kulesini, sağda, aşağıda ise Kobolzeller kapısını görebilirsiniz.

Käthe Wohlfahrt: Bu Avrupa’nın en büyük ve tüm yıl açık olan Noel dükkanında, Noel kutlaması için gerekli olan çok çeşitli şeyler bulunabiliyor.

Sadece bu önemli yerler değil, normal evler bile sık sık fotoğraf çekmenize neden olabilir. Surların içinde tam tur atıp, hemen dışındaki güzel parkta dinlenebilir, tiyatro çalışması yapan kişileri izleyebilir ve en önemlisi şehre adını veren Tauber nehrini kuşbakışı görebilirsiniz. Nehir üzerindeki köprü ise uzaktan tam net seçilmese bile tarihsel önemi olan çift katlı bir köprüdür.

Ağustos ayında geliyorsanız şarap festivalinin ve Kasım – Aralık aylarında ise Almanya’nın en romantiklerinden biri sayılan Christmas marketin tadını çıkarabilirsiniz.

Bavyera-Almanya-Rothenburg

Ne yenir-içilir

Yazın meydanda kurulan alanda Almanya’ya özgü büyük porsiyonlu yiyecekleri tadabilir, soğuk biranızı içebilirsiniz.

Rothenburg konaklama

1698 yılında kurulduğunda bira evi, şimdilerde otel olan Altes Brauhaus kişi başı 50€ luk fiyatı ile yüksek kalıyor ama içerisi görülmeye değer bir yer. Rothenburg ob der Tauber’de 2 kişilik odalar ortalama 50€ dan başlıyor.

Eğer yolunuz Frankfurt, Nürnberg veya Münih’e düşerse ne yapıp edip buraya gelip Ortaçağ havasını solumak, hazır gelmişken romantik yolun diğer duraklarına da uğramak iyi fikir olabilir.

 

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s