San Francisco’da Yapılacak 10 Şey

San Francisco, Amerika’nın ekonomi olarak en büyük eyaleti olan Kaliforniya’da yer alıyor. Şarkılara en çok konu olan Kaliforniya eyaleti, Amerikan rüyasının da bir anlamda başladığı yer. 1848 yılında eyaletin başkenti Sacramento’ya yakın bir yerlerde bir rençper, çalışırken altın buluyor. Bu haber bir yıl sonra hem ülke içinde hem ülke dışında giderek yayılmaya başlıyor. 49lular olarak adlandırılan (1849 yılına atfen) ve özellikle erkeklerden oluşan bir kuşak bu “kolay servet”in arayışıyla eyalete ve ağırlıklı olarak da San Francisco’ya akın ediyor.

1847 yılında 500 olan San Francisco nüfusu, iki yıl sonra 20 bine; 1880’de de 233 bine ulaşıyor. 1848 – 1855 yılları arasındaki Altına Hücum (Gold Rush) döneminin ardından San Francisco’dan adeta yeni bir şehir daha doğuyor.

Geçmişinde depremlerden yangınlara kadar büyük badireler atlatmış olan şehrin  1906 yılında uğradığı son doğal felakette 300 kişi ölürken 250 bin kişi evsiz kalmış ve 28 bin bina da çökmüş. Üç yıl içinde 20 bin binanın yeniden inşa edildiği San Francisco ünlü Golden Gate Köprüsü’nden, Amerika’nın en büyük Çin Mahallesi’ne; Alcatraz Hapishanesi’nden yine Amerika’nın en büyük ikinci Modern Sanat Müzesi’ne ev sahipliği yapıyor.

Bir gün yolunuz düşerse eğer, San Francisco’da yapılması gereken ilk 10’u sizler için listeledik:

#1- Golden Gate Köprüsü

San Francisco ile özdeşleşen, unutulmaz fotoğraf karelerine konu olan Golden Gate Köprüsü’nü ziyaret edin. Golden Gate Köprüsü sadece San Francisco’da değil; Amerika’daki 575 bin köprü arasında da en popüler olanı. 2.5 km uzunluğunda, 48 katlı bir bina yüksekliğinde olan Golden Gate, dünyanın en büyük asma köprülerinden biri. Arabayla, yürüyerek veya bisikletle geçilebiliyor. 1937 yılında yapımı tamamlanmış. Fisherman’s Wharf’tan da akşam üstleri köprüye günbatımı turları düzenleniyor. Fotoğraf çekmekten hoşlananlar için ideal.

Golden-Gate-Bridge

 

#2- Çin Mahallesi (Chinatown)

Amerika’nın en büyük Çin Mahallesi’ni (Chinatown) mutlaka görün. Ülkenin en büyük Çin Mahallesi’nin San Francisco’da bulunmasının sebebi, 1848-1855 yılları arasındaki Altına Hücum döneminde San Francisco’ya başta Çin’den olmak üzere çok sayıda göçmenin gelmesi ile açıklanabilir. Evleri, restoranları, dükkanlarıyla bu mahallede küçük bir Çin olduğunu söylersek abartmış olmayız. Burada bulunan Çin restoranlarından birinde yemek yemek de gerek ortamıyla gerek lezzetiyle farklı bir deneyim. (Öneri: House of Nanking, Chinatown. http://www.houseofnanking.net)

 

#3- Halatlı Tramvay (Cable Car)

1873 yılında Andrew Hallidie tarafından icat edilen tramvay, şehrin dik yokuşları için bir çözüm olarak ortaya çıkmış. Hikayeye göre, mühendis Andrew Hallidie’yi bu icada sevk eden olay, yük taşıyan bir atın, şehrin dik tepelerinden birinde zorlanarak düşmesi imiş. Buna tanıklık eden Hallidie halihazırda üretmekte olduğu ve taşımacılıkta kullandığı halat ile insanları da taşıyabilecek kadar güçlü bir ulaşım aracı yapma fikrini geliştirmiş. İşte böylece, teleferik sistemine benzeyen ve motor ile değil de halatlar vasıtasıyla çekilmek suretiyle ilerleme mantığı üzerine kurulan bu tramvay sistemi doğmuş. At arabalarıyla imkansız olan ulaşım ancak bu şekilde mümkün hale getirilmiş.

1906 yılında yaklaşık 600 tane halatlı tramvay var iken; deprem ve yangın sonrası ve motorlu taşıtların kullanılmaya başlamasıyla bunların kullanımı düşmüş. Tramvay bugün sadece San Francisco’nun üç istikametinde ve yalnızca turistik amaçla faaliyet gösteriyor. Girişin ücretsiz olduğu Cable Car Müzesi’nde, yapılan ilk tramvay da dahil olmak üzere ilk dönemlerdeki tramvaylar sergileniyor ve bunların üretimindeki gelişim evreleri resimlerle güzel bir şekilde açıklanıyor. Ayrıca, halatlı tramvayın çalışma mantığının arkasındaki mühendislik prensibi de detaylı olarak gösteriliyor. Müzenin alt katında sürekli çalışan bir tramvay var ve San Francisco sokaklarında sıkça duyduğunuz tramvayın fren sesi müzeye girişte de sizi karşılıyor. (www.sfcablecar.com)

San-Fransisco-Cable-Car

#4- Fisherman’s Wharf

Fisherman’s Wharf şehrin körfez tarafında bulunan en turistik noktası. Ghirardelli Meydanı’ndan başlayıp, yat limanında sona eriyor. Pier 39 limanı, meşhur deniz aslanlarının izlendiği, günbatımının şahane göründüğü, özgün restoranların yer aldığı, martıların samimi şekilde aranızda dolaştığı bir yer. Şu an müze olarak kullanılan Alcatraz Hapishanesi’ne de ulaşım buradaki Pier 43 limanından sağlanıyor.

#5- Modern Sanat Müzesi

Müzeleri ziyaret edin. Amerika’nın New York’tan sonra en büyük Modern Sanat Müzesi San Francisco’da bulunuyor. Beş katlı olan Sanat Müzesi’nin  en üst katında bir terası ve kafesi de var. Resim, heykel, mimari, fotoğraf ve medya sanatından örnekler içeren müzenin özellikle medya sanatı bölümünün oldukça ilginç olduğunu belirtmeliyim.

San Francisco’da görülmesi gereken yerler arasında yer alan Karikatür Sanatı (Cartoon Art), Tek kat üzerine kurulmuş, geçmişten günümüze karikatür örneklerinin sergilendiği ve dönüşümlü olarak bir ekranda çizgi filmlerin oynatıldığı bir müze. Şehrin merkezinde yer alıyor. (Bütün müzelerin listesine www.sanfrancisco.net/museums adresinden ulaşılabilir.)

#6-  Ghirardelli Meydanı

San Francisco’nun büyüsüne kapılmanız için başka bir neden. Eskiden orada Ghirardelli Çikolata Fabrikası’nın bulunması nedeniyle meydan da bu ismi almış. Fabrika başka bir şehre taşınınca oranın dokusu aynen korunarak, yerine, bugün içerisinde bir çok dükkanın bulunduğu plaza kurulmuş. Plazanın içinde Ghirardelli marka çikolataların satıldığı iki çikolata mağazası var. Çikolata severler için kaçırılmayacak bir deneyim olduğunu söyleyebiliriz.

San-Fransisco-Ghirardelli

#7-  Alcatraz Hapishanesi

Alcatraz Hapishanesi için rezervasyonunuzu yaptırın. Filmlere defalarca konu olmuş, San Francisco Körfezi’nin ortasındaki konumu, efsanevi disiplinli koşulları ve firar denemeleri ile ünlü olan Alcatraz Hapishanesi’ni bilirsiniz. Kuralları çiğneyenler hapishaneye, hapishane kurallarını çiğneyenler Alcatraz’a gider sözüyle özdeşleşen hapishane vaktiyle Amerika’nın en azılı mahkumlarının tutulduğu yer imiş. 1963 yılında kapatılarak,  müze olarak kullanıma açılmış. Müze içinde biraz ürpertici olmakla birlikte ziyaretçilere mahkumların sesleri, çığlıkları, konuşmaları dinletiliyor. Mutlaka görülmesi gereken yerlerden biri olup, gidiş için rezervasyonun en az bir hafta önceden yapılması gerektiğini belirtelim. (www.alcatrazcruises.com)

#8-  Union Square

San Francisco, Amerika geneline kıyasla, zincir mağazalardan ziyade özgün butiklerin olduğu bir şehir. Ünlü tasarımcıların butikleri de Union Square’de yer alıyor. Westfield Alışveriş Merkezi New York’tan sonra Amerika’daki en büyük Bloomingdale’s ve Nordstrom Mağazaları’na ev sahipliği yapıyor. San Francisco’nun İtalyan Mahallesi olan North Beach de alışveriş severler için ideal yerlerden.  Ayrıca, çok sayıda kafe ve restoranın da bulunduğu North Beach, şehrin Avrupai romantik yüzünü yansıtıyor.

Union_Square_-_San_Francisco

#9- Sausalito

Bir yarım gün ayırarak, vapurla şehrin kuzeyindeki şirin sahil kasabası Sausalito’ya gidin. Fisherman’s Wharf, Pier 41’den gün içinde Sausalito’ya vapurlar kalkıyor. Bir diğer alternatif de, bisiklet kiralayarak Golden Gate Köprüsü üzerinden kasabaya geçmek. Kapısında uzun kuyruklar oluşturan hamburgercide lezzetli bir hamburger yiyerek, üzerine kahvenizi güzel bir manzaraya karşı içebilirsiniz. (Sausalito’ya ilişkin bilgileri edinebileceğiniz kapsamlı bir adres: http://www.oursausalito.com )

#10- Sourdough Ekmeği

San Francisco tarzıyla yapılan meşhur sourdough ekmeğinin tadına bakın. Sourdough ekmeği hamurun daha uzun mayalandırılması esasına dayanan ve bu nedenle normale göre daha ekşimsi bir tada sahip olan bir Fransız ekmeği türü. San Francisco’daki fırınlar da tarifini uzun yıllar sır gibi sakladıkları kendilerine has bir sourdough ekmek yapım stili uyguluyorlar. (Öneri: Fisherman’s Wharf’ta da şubesi bulunan Boudin Bakery. http://www.boudinbakery.com)

 Bread_in_Boudin

Gündüz pırıl pırıl, renkli bir şehir olan San Francisco hava kararmaya başladığı andan itibaren ürkütücü bir görünüme bürünüyor. Şehrin en güvenli sayılabilecek bölgesinde bile bunu  hissediyorsunuz. Bunda da evsiz sayısının ve uyuşturucu kullanım oranının yüksek olması büyük etken. Buna rağmen suç oranının düşük olduğunu da ekleyelim.

Amerika’ya geldiniz ve saatlerinizi 7 saat geriye aldınız mı? O zaman Batı Yakası’na, San Francisco’ya varınca 3 saat daha geriye alın. Hem Akdeniz, hem Avrupa, hem Amerika havasını aynı anda yaşatan San Francisco’nun tadını çıkarmaya artık hazırsınız!

 

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s