Yurtdışına İlk Seyahat: Korkuları Yenmek

Bugüne kadar hiç yurtdışına seyahat etmemiş olabilirsiniz. Öyle veya böyle şartlar el vermemiştir. Ancak herşeyin bir ilki vardır tabii ki. Önemli olan, bu kitapta da özellikle değindiğimiz önemli konularda kendinizi finansal, fiziksel ve psikolojik anlamda yolculuğa hazırlamanız ve ardından yola çıkmanız. Pasaportunuza Türkiye’den çıkış damgası basıldığı anda ilk yurtdışı maceranız başlamış demektir.

Yurtdışına ilk kez çıkacak kişilerde doğal olarak olan korku, heyecan ve önyargılar da olabilir. Doğup büyüdüğünüz topraklardan ilk kez ayrılacak olmanız, bir anda tanımadığınız insanların arasında kendinizi bulacak olmanız, başınıza birşey geldiğinde ne yapacağınızı bilememeniz, dil problemi yaşamaktan korkmanız çok normal. Ancak bunların hepsi kolaylıkla aşılabilir.

İşte ilk defa yurtdışına seyahat edecekler  için tavsiyeler:

Destinasyon-GeziAraştırın ve planlayın: İlk kez gideceğiniz ülke hakkında mümkün olduğunca bilgi edinin. Nereye gideceğinizi, neler yapacağınız araştırın ve planlamaya çalışın. Gittiğiniz yer hakkında ne kadar çok bilginiz olursa yön bulmanız, yerel halkla iletişim kurmanız vb. o kadar kolay olur. Bilgiye ulaşmak için o kadar çok yol var ki; web siteleri, forumlar, kitaplar, gazeteler, dergiler…

Sınırlarınızı bilin: Fiziksel ve finansal sınırlarınızı bilin. Enerjinize, zamanınıza ve bütçenize göre hedefler belirleyin. Çok az para harcayarak, çok kısa sürede çok fazla yer görmek bir büyük porsiyon yemeği sindirmeden yemeğe benzer. O yüzden yavaş yavaş ve sindire sindire seyahat edin.

Önceliklerinizi belirleyin: Nereye gitmek istediğinizden, gideceğiniz yerde neleri, ne kadar süreyle görmek istediğinizden emin olun. Seyahat amacınızın ve önceliklerinizin ne olduğunu belirleyin.

Yol arkadaşı edinin: Yurtdışına ilk seyahatinizi eğer mümkünse yanınızda birisiyle yaparsanız daha rahat edersiniz. Böylelikle kendinizi daha güvende hissedersiniz. Sizden haber bekleyen kişilerle iletişim kurmayı ve onlara bilgi vermeyi de ihmal etmeyin. Bu hem onları, hem de sizi rahatlatır. Yol arkadaşınızı seçerken o kişinin gideceğiniz coğrafyaya, kültüre ve iklime uygun bir yol arkadaşı olduğundan emin olun. Güneşi, sıcağı ve kumsalı sevmeyen bir kişiyle Yunan Adaları’na, yemek konusunda çok seçici olan bir kişiyle Hindistan’a gitmekte ısrar etmeyin.

Yabancı dili önünüzde engel olmaktan çıkarın: İngilizce dünyanın her yerinde milyonların ortak dili haline geldi. Ulaşım, konaklama ve yemekle ilgili birkaç İngilizce kelime bile çok şeyi değiştirebilir. Yabancı dil seviyeniz ne olursa olsun, bir kez yurtdışına çıkıp insanlarla iletişim kurmaya başladığınızda aslında tahmininizden çok daha iyi anlıyor, konuşabiliyor ve her işinizi yapabiliyor olduğunuzu farkedeceksiniz. Eğer bilmediğiniz bir dili konuşuyorlarsa yanınızda bulunacak bir sözlük ya da konuşma kılavuzu çok işinize yarar. Seyahatte Yabancı Dil Sorununu Aşmak yazısında daha fazla ipuçları bulabilirsiniz.

Yurtdışı seyahatlerine başlamanın tek bir kötü yanı vardır. Bağımlılık yapıp size “seyahat virüsü”nün bulaşmasına sebep olabilir. Dönüş yolunuzda kendinizi bir sonra gitmek istediğiniz ülkenin planlarını yaparken bulmanız çok olası.

Herşey O İlk Yolculuk İle Başlamıştı!

Ben ilk kez yurtdışına çıktığımda 19 yaşındaydım. Üniversite birinci sınıfta hayalleri bol olan bir öğrenciydim. Üniversitemin internet sayfasında Almanya’daki bir öğrenci etkinliğinin ilanını görmüştüm. Dünyanın çeşitli ülkelerinden 400 kadar öğrenci bir üniversitede bir araya gelecekti ve 1 hafta sürecek çeşitli konferanslar, atölye çalışmaları, etkinlikler olacaktı. Beni çok heyecanlandırdı, başvurdum ve kabul edildim. Sonrasında ilk kez pasaport çıkarma heyecanı, vize telaşı, uçak bileti alımı, hazırlıklar başladı. Özel davetiye yolladıklarından vizemi çok kolay ve ücret ödemeden almıştım.

Berlin tren istasyonunda, gitmem gereken şehre doğru treni bulmam, ilk kez ciddi anlamda uluslararası bir ortamda bulunuyor olmamın heyecanı, yabancı bir ülkede kendi işimi görebiliyor olmamın mutluluğunu hala dün gibi hatırlıyorum.

Önemli bir detayı da atlamadan geçmeyelim. Bu öğrenci etkinliğine üniversitemin final haftasında gitmiştim. Dolayısıyla toplam üç dersimin final sınavlarına girememiş, sonrasında onları toparlayamadığım için yaz okuluna gitmek zorunda kalmıştım. Her ne kadar yaz günü okula gitmenin ne kadar kötü birşey olduğunu tecrübe etmeme sebep olsa da benim “seyahat virüsü”nü kapmam ve sonrasında yollardan kendimi alamamamın nedeni de bu ilk yurtdışı seyahatimdir. İyi ki de gitmişim!

Yaz okulumdaki derslerimden birinin final sınavına girmeden önceki sabah da Macaristan konsolosluğunda olduğumu hatırlıyorum. Sınavların hemen arkasından Macaristan’da başka bir öğrenci konferansına katılmak için. Ve ardından gelen, beni Avrupa’nın dört bir yanına sürükleyen başka öğrenci etkinlikleri, kamplar, seminerler, yurtdışında master eğitimi ve dünyanın bir ucuna devam etmekte olan yolculuklarım.

Herşey o ilk yolculukla başlamıştı!

 

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s