Cafe_Lucerna_Prag

Prag’ın “Grand Café”leri

Prag, ‘belle époque’ diye de adlandırılan 19. yüzyılın son döneminden Birinci Dünya Savaşı günlerine kadar Orta Avrupa’nın kahve başkentlerinden birisiydi. Nobel ödüllü Çek yazar Jaroslav Seifert Prag kafeleriyle ilgili “burada sohbet edilir, planlar yapılır, ihtiraslı tartışmalar olur. Erotik La Vie Parisienne dergisi elden ele dolaşır ve birkaç gün içerisinde savaştan çıkmış alayın sancağı gibi yıpranır” der. Bundan yüz yıl önce yabancı dilde gazete ve dergilerin geldiği; siyaset, felsefe ve sanat üzerine hararetli teorik tartışmaların gerçekleştiği Prag kafeleri, teknolojinin dünyaya henüz hakim olmadığı, savaş öncesi dönemde bir bilgi paylaşım merkeziydi adeta. Prag kafeleri dünya savaşlarından ve komünizmden önce vardı. Bugün artık savaş da komünizm de gerilerde kaldı ancak Prag’ın Grand Café’leri halen ayakta duruyor. Bir dönem sanatçıların, entelektüellerin, bohemlerin ve avangartların buluşma yerleri olan Grand Café’lerden bazıları bugün de tüm görkemiyle müşterilerini ağırlıyor. İşte Prag’ın Kafka, Rilke, Havel, Einstein gibi ünlü kişiliklerle özdeşleşmiş efsane kafelerinden en önemlileri.

“Ve  Slavya kahvesinde oturan dostum Tavfer’le,
Vıltava suyuna karşı oturup,
tatlı tatlı yarenliği severim…”

…der Nazım Hikmet, Türkiye’de yayımlanmamış bir şiirinde… Nazım Hikmet bu şiirini 1956-58 yılları arasında yaşadığı Prag’da, güneşli bir güne ve memlekete hasret oturduğu Kavarna Slavia’da yazmıştır. Nazım, Kavarna Slavia’nın ağırladığı entelektüellerden, Kavarna Slavia ise Prag’daki ‘Grand Café’lerden sadece birisidir.

Cafe Savoy, Prag
Cafe Savoy, Prag

Café Slavia

Prag kahvelerinin belki de en popüleri. Hemen karşısında yer alan Milli Tiyatro ile beraber 1881 yılında açılan Café Slavia, 1991’de kapandığında müdavimlerini üzmüştü. Ne mutlu ki altı yıllık restorasyonun ardından 1997 senesinde yeniden hizmete girdi. Slavia’nın Vltava Irmağı, Kral IV. Karl’ın Köprüsü ve Prag Kalesi’ne nazır masalarından kimler geçmedi ki? Oyun yazarı ve Çekoslovakya’nın post-komünist dönemdeki ilk cumhurbaşkanı Vaclav Havel, Bohemyalı yazar ve şair Rainer Maria Rilke, Çekoslovakya’da sürrealizmin öncüsü şair Vítězslav Nezval, Çek besteciler Smetana ve Antonin Dvorak Slavia masalarından geçen isimlerden sadece birkaçı.

Smetanovo nábřeží 2, Prague 1

http://www.cafeslavia.cz

Café Louvre

Café Slavia’nın birkaç yüz metre üzerinde, aynı tramvay yolunda yer alan Louvre, Fransız stili ve Çek atmosferini buluşturuyor. Dekoratif bir merdivenlerle çıkılan Louvre’un pastel pembe dekoru ve kendine has ambiyansı bir asırdır değişmedi. Bilardo masalarıysa ilk günden beri Louvre’un bir parçası.  1902’de modernist bir binada hizmete giren Louvre, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra uzun bir süre kapılarını seçkin müdavimlerine kapattı. 1992’de tekrar açılan Louvre’da kahvenizi yudumlarken, bir zamanlar aynı ortamda masada Franz Kafka ve Max Brod’un hararetle tartıştığını, genç bir professor olan Albert Einstein’in Apfelstrudel’inden bir parça yediğini düşünmek bile heyecan verici.

Národní třída 20, Prague 1

http://www.cafelouvre.cz

Grand Café Orient

Dünyanın tek kübist kafesi Café Orient. Mimar Josef Gočár’ın elinden çıkma, Siyah Meryem Evi adlı ilginç tasarımlı binanın üst katında yer alan Orient’in iç mimari ve mobilyalarındaki sıradışı kübist çizgileri görmek mümkün. Grand Café Orient, Avrupa’da kübizmin en önemli merkezlerinden Prag’taki Grand Café’ler arasında en ilginci. Birinci Dünya Savaşı’nın arifesinde açılan kafe savaşın ardından kübizmin önemini yitirmesinden olsa gerek 1920’lerde kapandı ve 80 yıl boyunca kapalı kaldı. 2000’li yıllarda tekrar açılan Grand Café Orient’in Bohemya mutfağının seçkin örneklerinden oluşan zengin bir menüsü var. Orient, meşhur Çek böreği palacinky’i denemek için uygun adres.

Ovocný trh 19, Prague 1

http://www.grandcafeorient.cz

 

Cafe Orient, Prag
Cafe Orient, Prag

Café Imperial

Prag kafelerinin en ünlülerinden bir başkası, Imperial Hotel’in girişinde yer alan Café Imperial geçmişe yolculukta bir başka adres. Krem ve hardal rengi fayanslarla ve Magrebi mozaiklerle kaplı dekoru göz alıcı güzellikte. Habsburg döneminden kalma bu kafede haftasonları jazz müzik eşliğinde sıcak ve soğuk içeceklerin yanı sıra aperitifler, yemekler ve tatlılarla donatılmış enfes menüsünden seçim yapmak çok da kolay değil!

Na poříčí 15, Prague 1

http://www.cafeimperial.cz

Grand Café

Bir zamanların Café Milena’sının adı Grand Café olarak değişse de eski günlerinden hiçbir şey kaybetmedi. Prag’ın tam göbeğinde, Eski Kent Meydanı’ndaki (Old Town Square) Grand Hotel’in birinci katında yer alan Grand Café orijinal adını Franz Kafka’nın aşkı Milena Jesenská’dan alıyor. Pastalarıyla meşhur Grand Café’de oturup kent meydanını ve karşıdaki astronomi kulesini seyretmek Prag’da geçirilebilecek en keyifli anlardan birisi.

Staroměstské náměstí 22, Prague 1

Cafe Savoy, Prag
Cafe Savoy, Prag

Kavarna Obecni dum

Veya Türkçe’ye çevirerek söylersek Belediye Sarayı Kahvesi. NáměstíRepubliky’de yer alan Obecni dum Prag kahveleri arasında Art Nouveau’nun en güzel örneği. Yoğun bezemelerle süslenmiş yüksek tavanından sarkan devasa avizeleri kahvedeki her bir masayı aydınlatacak derecede ışıltılı. Kavarna Obecni dum hemen üst katındaki Belediye Sarayı Müzesi’nde yapılacak bir turun ardından dinlenmek için en doğru adres.

Náměstí Republiky 5, Prague 1
http://www.kavarnaod.cz

Café Savoy

Vltava’nın diğer yakasında, Mala Strana’nın köşesindeki bu özel mekan bir zamanlar Çek entelektüellerinin buluşma yeriydi. Art-Nouveau bir binanın içerisinde Neo-Rönesans işlemelerle bezeli Savoy Prag’ın turist kalabalığından kaçmak için doğru adres. Girişteki küçük çeşme kafeden abartılı tavan süslemelerine kadar her bir unsur Savoy’a tat katıyor. Zengin kahvaltısını ve tatlı çeşitlerini es geçmemek lazım.

Vítězná 5, Prague 5
http://www.ambi.cz/ambi_cafesavoy_kontakt_eng.php

 

Cafe Savoy, Prag
Cafe Savoy, Prag

Grand Hotel Evropa Café

Café Evropa, Wenceslas Meydanı’nın göbeğindeki Art Nouveau stilinde inşa edilmiş otel Grand Hotel Evropa’nın altında yer alıyor. Turistlerin yoğun ilgi gösterdiği kafelerden birisi olması sadece burasının alışveriş merkezlerinin yakınında olmasından kaynaklanmıyor. Zira Café Evropa’yı, Tom Cruise’un başrolünü oynadığı “Görevimiz Tehlike” filminden de hatırlamak mümkün.

Václavské náměstí 826/25, Prague 1

http://www.evropahotel.cz

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s