Bir Yılbaşı Kartpostalı: Salzburg

Salzburg, Avusturya’nın orta kesiminde, Alp Dağları’nın kuzey sınırını çizen Salzach Nehri kıyısında masalsı bir kent. Salzburg’da hava nemli ve soğuk… Ancak insanın içini ısıtan birşey var; o da sokak aralarından yükselen klasik müzik tınıları…

Salzburg ile aramdaki sevgi bağının uzun bir geçmişi var. Bundan yaklaşık on sene önce bir yaz boyunca burada kalmış, Münih’e yaptığım çeşitli ziyaretlerde de Salzburg’a uğramayı ihmal etmemiştim. Salzburg’a bu gidişim benim için de sürprizlerle dolu oldu. İlk defa bir kış günü gittiğim Salzburg, sırtını Alplere dayamış bembeyaz görüntüsü ve büyüleyici barok mimarisiyle üzerine beyaz karlar yapıştırılmış yılbaşı kartpostallarını andırıyordu…

Klasik Müziğin ‘Kabe’si…

Yılın üç mevsimi yeşilin farklı tonlarının eksik olmadığı, kışınsa beyaz bir örtünün kapladığı Salzburg, arkasında Avusturya Alplerinin yükseldiği, tam ortasından ise Salzach Nehri’nin geçtiği tipik bir Orta Avrupa kenti. Salzburg’u sıradışı yapansa her köşebaşından yükselen, davetkâr klasik müzik tınıları. Tarihin en dahi müzik adamını yetiştiren ve dünyanın en prestijli klasik müzik festivallerinden birisine ev sahipliği yapan Salzburg şehri, “klasik müziğin Kabe’si” tanımlamasını layıkıyla hak ediyor.

Klasik müziğin dehası, 18. Yüzyıla damgasını vuran besteci Wolfgang Amadeus Mozart, 1756’da burada doğmuş ve ünlenmiş. Klasik dönemin bu büyük bestecisi, kısa yaşamı boyunca 600’den fazla senfoni, konçerto, oda müziği ve koro eseri bestelemiş; kendisinden sonra gelen Beethoven, Brahms, Haydn gibi ustalara da esin kaynağı olmuş. Mozart’ın adını bugün Salzburg’un her köşesinde görmek mümkün… Havalimanında, kent meydanında, müzeye dönüştürülen evinde, konservatuarda… Salzburglular hemşerilerini asla unutmuyorlar. Mozart’ın doğum günü olan 27 Ocak akşamı Salzburg’daki tüm kiliseler çanlarını bu büyük müzik adamının anısına çalıyorlar.

Mozart, Salzburg, Avusturya
Mozart, Salzburg, Avusturya

Bu küçük kentten nice büyük isimler geçmemiş ki… Salzburg’un yetiştirdiği besteciler arasında, en ünlü Noel melodilerinden birisi olan “Sessiz Gece”nin söz yazarı ve bestecisi Josef Mohr, Doppler Efekti’nin mucidi Christian Doppler, 20. Yüzyılda yetişen en önemli orkestra şeflerinden Herbert von Karajan Salzburglu müzik adamlarının en bilinenleri… Salzburg’da düzenlenen en önemli müzik etkinliğiyse her yıl Temmuz ayından Ağustos sonuna dek beş hafta boyunca gerçekleşen Salzburg Festivali. 1920 yılından bu yana müzik ve dramayı buluşturan bu festivalde alanının en iyisi müzisyenler, orkestra şefleri ve solistler bir araya geliyor.

Saraylar Kenti

Alp Dağları’nın kuzey sınırındaki Salzburg, 1816’da Avusturya’ya katılana kadar yüzlerce yıl boyunca özerk bir prenslikmiş. Tıpkı bugünkü Vatikan gibi, başpiskopos Katolik Kilisesi adına prensliğin tek yöneticisiymiş. Günümüzde Salzburg’da ayakta duran barok saray ve kiliselerin çoğu da bu ayrıcalıklı durumun bir göstergesi… Salzburg sarayları arasında Mirabell Sarayı birçok gezginin olduğu gibi benim de favori mekânım. 1606 yılında inşa edilen, 1850’lerde yandıktan sonra yenilenen Mirabell Sarayı’nın, ünü sarayın kendisini aşmış geometrik bahçelerini Salzburg’a hiç gitmemiş olanlar dahi tanıyor. Nereden mi? 1960’ların ünlü “Neşeli Günler” müzikalinden… Bahçesi mitolojik temalı heykellerle süslü Mirabell Sarayı günümüzde zaman zaman Avrupa aristokrasisinin düğün törenlerine ev sahipliği yapıyor.

Rokoko mimarisiyle ünlü Leopoldskron, bir zamanlar başpiskoposun yazlık sarayı olan, şimdilerdeyse kumarhane olarak hizmet veren Klessheim ile bahçesinde büyük bir geyik parkını barındıran Hellbrunn Sarayı, Salzburg’un yakınındaki diğer saraylar.

Hohensalzburg, Salzach Nehri, Salburg, Avusturya
Hohensalzburg, Salzach Nehri, Salzburg, Avusturya

Altstadt’ta Alışveriş, Hohensalzburg’da Manzara

Altstadt’a, yani eski kente uğramadan bir Salzburg turu düşünülemez. Ortaçağ’dan kalma Altstadt, Salzach Nehri’yle kentin arkasında yükselen Mönchberg Dağı arasındaki bölgeye sıkışmış, dar sokakları ve şirin evleriyle 1997’den beri UNESCO Dünya Kültür Mirası listesinde yer alıyor. Salzburg’un en bilindik alışveriş caddesi olan Getreidegasse de Altstadt’ta bulunuyor. İşlemeli ferforje tabelaları, rengârenk vitrinli mağazaları, sanat galerileri ve kafeleriyle Getreidegasse her daim turist akınına uğruyor. Bu caddede dolanmak, zaman makinesiyle Ortaçağ’a kısa bir yolculuk yapmak gibi adeta… Caddenin en ünlü binasıysa dokuz numaradaki sarı boyalı ev. Burası Mozart’ın doğduğu ve on yedi yaşına kadar yaşadığı ünlü ‘Mozarthaus’. Yıllar önce müzeye dönüştürülen eve, Salzburg’a gelen ziyaretçilerin uğradığı yerlerin en başında geliyor.

Altstadt’ın dolambaçlı sokaklarına rağmen Salzburg’da kaybolmak imkânsız gibi. Gökyüzünü gören her boşluktan Hohensalzburg Kalesi görülebiliyor. Bin yıla yakın bir tarihe sahip kale 250 metre uzunluğundaki duvarlarıyla Avrupa’daki en büyük kalelerden birisi. Buradaki ünlü Café Winkler’den sarayları, barok çan kulelerini, sivri çatılı evleri bundan iki yüz yıl önce izleyen ünlü Alman kâşif ve doğabilimci Alexander von Humbolt, “Napoli, İstanbul ve Salzburg’un çevresinden bu kentlere bakmak, dünyanın en güzel kent görüntülerini görmektir” demiş. Gerçekten de öyle. Bir füniküler asansörle çıkılan tepeden Salzburg’un görüntüsü nefes kesiyor.

Getreidegasse, Salzburg, Avusturya
Getreidegasse, Salzburg, Avusturya

Biraz İtalya, biraz İsviçre, biraz da Avusturya…

Salzburg aslında o kadar küçük ve derli toplu ki, bu bahsettiğim tüm mekânları sabahtan akşama kadar yürüyerek etraflıca gezmek mümkün. Keyifli bir Salzburg turunun sonlanabileceği en güzel yer ise bir ‘gasthof’. Yerel lezzetlerin sunulduğu, beton kemerli ve genellikle ahşap dekorlu bir gasthof’ta Viyana şnitzelinden veya tamamen Salzburg’a özgü bir tat olan, peynirden yapılan bir hamur yemeği olan kasnocken’i Riesling şarabı eşliğinde tadabilirsiniz.

Salzburg’dan ayrılma vakti geldiğinde evde sizi bekleyenleri sevindirmenin en güzel yolu beraberinizde götüreceğiniz birkaç ‘Mozartkugeln’. Belçika çikolatası, İtalya fıstığı, Alman acıbademi ve Türk fındığının buluştuğu, üzerinde Mozart’ın olduğu bir kâğıtla kaplanmış top şeklindeki bu lezzetli çikolatayı Salzburg’un her köşesinde bulabilirsiniz.

Salzach Nehri, Salzburg, Avusturya
Salzach Nehri, Salzburg, Avusturya

İtalya’nın barok mimarisi, İsviçre’nin eşsiz doğası ve Avusturya’nın kendine özgü mutfağının bir araya geldiği Salzburg’un popülerliği son yıllarda gitgide artmakta. Kişi başına düşen turist sayısında Venedik ve Floransa’yı geçen Salzburg, sadece klasik müzikseverlere değil, aynı zamanda mimari ve tarihe ilgi duyanlara, kış ve doğa sporu tutkunlarına, gurmelere ve alışveriş meraklılarına da hitap ediyor.

2 thoughts on “Bir Yılbaşı Kartpostalı: Salzburg”

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s