Burgazada: Şehirden Kaçmak İçin En Güzel Bahane

İstanbul’dan Adalar’a gezmeye giderken her seferinde bir “hangisinde insek acaba” kararsızlığı vardır. Genelde istikâmet Büyükada olur. Çünkü Büyükada en büyük, en canlı, en hareketli olanıdır. Orası olmazsa Heybeli veya Kınalı’ya gidilir. Burgazada nedense hep en son tercihtir. Hâlbuki çok az kişi bilir ki Burgaz’ın sakinliği, doğallığı ve eşsiz manzarası başka bir yere değişilmez. Bugünkü yolculuğumuz Burgazada’ya…

Ada Vapuru Rengârenk

Burgazada’ya gitmek için tek bir seçenek var. O da Sirkeci veya Kabataş’tan kalkıp Kadıköy’de bir mola verdikten sonra Adalar’a yol alan şehir hatları vapuru. Vapur, 1846 yılında bu yana İstanbullular’ı Adalar’a taşıyor. Sezen Aksu, ünlü şarkısında “ada vapuru yandan çarklı” diyor ama artık o vapurlar çok eskilerde kaldı. Üstelik “simitçi, kahveci, gazozcu” da yok, çünkü vapurlarda seyyar satıcıların bulunmasına izin verilmiyor. Ama yine de ada vapuru rengârenk. İstanbullular her haftasonu cümbür cemaat, çoluk çocuk demeden ada vapurunu doldurup şehirden kaçmaya bakıyorlar. Avrupa yakasından binildiğinde 1 saat, Kadıköy’den ise 45 dakikada Burgazada’ya ulaşılıyor. Baştan sona yolculara eşlik eden martılar simit ikramını genelde geri çevirmiyorlar. Bir zamanlar Adalar’a giden vapur ve teknelerle yarışan yunuslara ise artık nadiren rastlanıyor.

Burgazada’ya indiğinizde kendinizi sanki İstanbul’un bir ilçesinde değil de Ege’nin sahil beldelerinden birisindeymişsiniz gibi hissediyorsunuz. Boyunlarında plaj havlularıyla gençler ada sokaklarını turluyor. Kediler ve köpekler adanın yerlisi balıkçı ve faytoncuların dibinden ayrılmıyor. Adalılar’da ise İstanbul telaşı ve stresi yerine Akdeniz sakinliği gözleniyor. Adada zaman mefhumu yok sanki… Hayat yavaş ve sessiz akıyor Burgazada’da.

Burgazada

2000 Yıllık Tarih, Cennet Gibi Koylar…

Burgazada’nın eski adları Antigone ve Pyrgos. Büyük İskender’in bir generali olan Demetrios’un babasının Antigonus Monophtalmus buraya bir kale yaptırınca ada önce onun adıyla, daha sonra da eski Yunanca kale veya burç anlamına gelen ‘Pyrgos’ kelimesiyle anılmaya başlanmış. Pyrgos da zaman içinde Burgaz’a dönüşmüş. Burgazada diğer adalar gibi vakti-i zamanında Bizans prenslerinin sürgüne gönderildiği yerlerden birisiymiş. Adanın tutsakları arasında Ortodoks kilisesinin en saygın patriklerinden Aziz Methodios’da varmış. Aziz Methodios ikona düşmanları tarafından Burgazada’ya yedi yıl hapsedilmiş. Patriğin hapsedildiği mahzenin üzerinde şimdi Aghios Ioannes Prodromos (Aya Yannis) Kilisesi yükseliyor. Kilise bugün Rum cemaat tarafından kullanılıyor ve yuvarlak kubbesi vapurla adaya yanaşan herkesin dikkatini çekiyor.

Aghios Gheorghios (Aya Yorgi) manastırı ve kilisesi adanın batı tarafında, Kalpazankaya’ya giden Cennet Yolu üzerinde bulunuyor. 19. Yüzyıl yapısı olan kilise üç büyük çanıyla meşhur. Bir diğer kiliseyse Avusturyalı Katoliklere’e ait olan Sankt Georg Kilisesi. Adada bulunan dört kilise, iki manastır, bir havra, bir cem evi ve bir cami, geçmişten bugüne adanın kozmopolit yapısını gösteriyor. Bundan 30-40 yıl öncesine kadar çoğunlukta olan Rumlar ve Ermeniler artık parmakla sayılacak kadar az. Zaman içinde yok olan gayrimüslimlerin yerini Erzincan’dan İstanbul’a göç eden vatandaşlarımız almış.

Burgazada

Burgazada, İstanbul’da denize gönül rahatlığıyla girilebilecek az sayıdaki yerden birisi. Adanın dört bir tarafından deniz girmek mümkün. Ancak en bakir ve gözden uzak koyları adanın batısındaki Marta Koyu ile güneyindeki Kalpazankaya Koyu. Her iki koya da iskelenin sağ tarafından başlayan Cennet Yolu’nu takip ederek gitmek mümkün. Marta Koyu adını, hakkında çıkarılan bir dedikodu yüzünden hayatına kıyan Marta adlı bir balerinden alıyor. Kalpazankaya ise rivayete göre kalp şeklinde ilk paranın basıldığı yer olan. Birbirinden güzel Rum evleri, bahçeli köşkler ve yalılar arasından geçerek yarım saat içinde Marta Koyu’na ve az ilerisindeki Kalpazankaya’ya ulaşabilirsiniz. Kalpazankaya’da tamamen Marmara Denizi’nin mavisine bakan koyda bir zamanlar Sait Faik’in de müdavimi olduğu bir lokanta da bulunuyor. Kalpazankaya’dan doğuya devam ederek ve kayalıkların arasından geçerek tam bir ada turu yapacağınız gibi ormanlar ve çalılar arasından geçerek 176 metre rakımıyla adanın en yüksek noktası olan Bayrak Tepe’ye de çıkabilirsiniz. Tepeden Büyükada’dan Sultanahmet’e İstanbul panoramasının seyrine doyum olmuyor.

Sait Faik’in Burgazadası

Her adanın en azından bir şairi, yazarı veya romancısı var. Burgazada’nınki de Sait Faik Abasıyanık. 1938 yılında yerleştiği Burgazada’da siroz hastalığından vefat ettiği 1954 yılına kadar yaşayan Sait Faik’in romanlarında ve makalelerinde Burgazada’ya ait çok sayıda öyküyü, balıkçılar ve esnafa dair gözlemlerini, anılarını görmek mümkün. Sait Faik’in kişiliği ve sanatçılığı Burgazada’nın her köşesinde yaşatılıyor. Ölüm yıldönümü olan 11 Mayıs’ı izleyen ilk pazar günü ‘Sait Faik’i Anma Günü’ düzenleniyor. Bu günde ayrıca bir Sait Faik Hikâye Armağanı da veriliyor. Sait Faik’in Çayır Sokak 15 numarada yaşadığı ve 1964 yılından beri müze olarak korunan evi de pazartesi hariç haftanın her günü ücretsiz olarak ziyaret edilebiliyor.

Burgazada

Burgazada’da gezinizi biraz uzatıp ay ışığı ve yakamoz eşliğinde yemeğinizi yiyebilir ve içkinizi yudumlayabilirsiniz. Sahil lokanta ve meyhanelerinin birisine oturup lezzetli deniz mahsüllerinden ve mezelerden tadabilirsiniz. Hele de Barba Yani’ye giderseniz deniz börülcesinden kayakoruğuna, pancar yaprağından paçanga böreğine bir ‘meze ziyafeti’ne hazır olun. Üstelik Rum müziği eşliğinde (Barba Yani, Yalı Cad. No: 10, Tel:  0216-381-2404). Eğer daha sakin ve farklı bir atmosfer tercih ederseniz, 30 dakikalık yolu yürümeyi göze alın ve Kalpazankaya Mevkii’nde Kalpazankaya Restoran’a gidin. İsmail Bucak’ın dede yadigârı lokantasında özellikle tandır kebabını denemenizi öneririm (Kalpazankaya Restoran, Tel: 0216-381-1504)

Burgazada’da konaklama seçenekleri sınırlı. Mehtap45 Hotel (Mehtap Caddesi No: 45, Tel: 0216 381 26 60) ve Villa Mimosa’da (Gönüllü Cad. No:81, Tel: 0216 381 29 57 – 0532 364 24 99) kalabileceğiniz gibi daha mütevazı ve bütçenize uygun bir konaklama için Burgazada Öğretmenevi’ni tercih edebilirsiniz (Gönüllü Caddesi No:51, Tel: 0216 381 27 21).

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s