Bir Pazar Yazısı

Pazar sözcüğünü İranlılar’dan almışız. Onlar, Farsça’da “bâzâr” olarak, yani alışveriş anlamında kullanıyorlar, bizde de aynı… Sonra da üretmişiz: canpazarı, bitpazarı, avratpazarı, pazaryeri, balıkpazarı, çiçekpazarı, pazar ola! Ama pazar denince bunlardan önce aklımıza pazar ‘günü’ geliyor. Bir kere pazar, ayrıcalıklı bir gündür. Zaten, sanıldığı gibi haftanın son değil, ilk günüdür. Pazar günlerinin ayrı bir havası vardır. Tabii, nerede, nasıl ve kim olduğunuza da bağlı…

Mesela ondokuzuncu yüzyılın ünlü Alman oyunyazarı George Büchner, “Hayat zenginler için uzun bir pazar günüdür” diyor. Hıristiyanlar, özellikle de Katolikler için pazar, ibadet günüdür. O yüzden de, Fransızlar “dimanche” der; yani “Tanrı’nın günü”. İtalyanlar, “domenica”, İspanyollar ve Portekizliler de benzer şekilde, “domingo” derler. Hele Güney Avrupa’nın muhafazakar küçük kasabalarında aile, pazar günü kilisede görünmezse, papaz gördüğü yerde “neredeydiniz?” diye hesap sorar. Kuzey Avrupa’nın Protestanları ve İngiltere’nin Anglikanları o derecede tutucu değildir. Zaten o yüzden, İngilizler “sunday”, Almanlar ise “Sonntag” derler, yani güneşin günüdür, çıkıp dolaşmanın günüdür.

Her ne kadar Kuzey Avrupa’da güneş kendini zor gösterse de… Pazar günü aileye ayrılır. O gün dışarı çıkılır, nehir kenarlarında uzun yürüyüşler yapılır. Kuzey ve Orta Avrupa’nın birbirinin benzeri, ortasından nehir geçen kentlerini sokakları sessizdir; adeta dinlenirler. Bütün dükkanlar kapalıdır, sokaklar gridir; bir ekmek alacak yer bulunmaz. Kimse işe gitmez, dolayısıyla pazar günü aileye ayrılır.

Arizona’da pazar, anlamsız bir gündür. Arabasız bir yerden bir yere gidilemeyeceği ve otobüsler de doğru düzgün çalışmadığı için, çamaşır, ütü ve banyonun günüdür. Gazetenin, eşofmanın, televizyonun ve terliğin günüdür. Arizona’da pazar, çıplak dağlara bakıp iç geçirme günüdür. Aileyle uzun kahvaltıyı, çıtır simiti, demli çayı hatırlama günüdür. Koruda yakılan mangalı, Ortaköy’de tavla oynamayı, ada vapurunu, Boğaz’da yürüyen insan kalabalığını hayal etme günüdür…

Onur İnal

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s